close

Gezdim Gördüm

Gezdim Gördüm

İTALYA ROMA SEYAHATİM

Aşk ve Tarih Sarmalında Roma

3 gün için koparılan izinle İtalya’da “Make the Most of It” mottosunu hayata geçirmek oldukça zor.  Öncelikle mükemmel bir zamanlamaya dair elinizde “Gezilecek/Görülecek Yerler” listeniz olmalı ya da yanınızda daha önceden bir çok kez İtalya’yı seyahat etmiş bir arkadaşınız. He bu liste çoktan hazır ve seyahate hazırım diyorsanız, kulağınızda The God Father düğün müziği “Tarantella Napoletana” çalarak rotanıza başlayabilirsiniz 🙂

Gezilecek yerler önceliğinde bir de valiz hazırlama zahmetimiz var. Benim gibi süslenme gafletine sakın düşmeyin, kesinlikle spor ayakkabı ve kotla daha mükemmel İtalya anıları biriktirebilirsiniz. 1 saat 45 dk’lık uçuştan sonra Roma Fiumicino havaalanına varıyoruz. İtalyanca’m yok bu arada, o yüzden İtalyanca’yı ilk gördüğüm havaalanı tabelalarını İngilizce kelimelerden çıkarımlar yaparak anlamaya çalışıyorum. İlk öğrendiğim kelime Uscita oldu , Çıkış demek 🙂 Havaalanından çıkınca taksiciler ensenize yapışıyor, nereye gidiceksiniz Roma Merkez şu fiyat vs aklınızı çelmeye çalışıyorlar. Bunların hiç birine gerek yok, dışarıda yarım saatte bir kalkan otobüsler var. Gidiş dönüş otobüs biletlerimizi 12 Euro’ya alıyoruz ve Roma Otogar’a (Roma Termini) doğru yola çıkıyoruz. Otogar’dan sonra Google Map’te 2 km gözüken otelimize yürüyerek varıyoruz.

Otel odamızın penceresinden ufak bir bölüm, arkadaşımın deyişi ile “Old School” havası var.

Bu arada, 12 Mayıs sabahı seyehat başlangıcımızdı. Mayıs ya hani hava güzeldir diye düşündük, alakası yok 2 gün yağmur altında mahsur kaldık. Sadece ilk gün etraflıca gezebildik :/

Velhasıl kelam, çektik şortları altımıza giydik spor ayakkabılarımızı ve vardık en yakın tarihi noktaya : Foro Romano

1- Roma İmparatorluğu’nun Merkezi – Foro Romano

Tapınaklar, bazilikalar, kemerli sütunlar.. İlk girişte kalıntılar arasında dolaşırken pek bir anlam ifade etmese de, Palatino tepesinden tüm bölgeye bakıp bütünsel resmi yakaladığınızda gözünüzde esas Roma tarihi canlanıveriyor. Ticaretin döndüğü ve adaletin hakim olduğu 1000 yıllık Roma kalbi.

Bu bölge için ortalama 2 saatinizi ayırmalısınız, Kolezyum‘un kuzeyinde bulunan Foro Romano‘ya Metropolitana di Roma adı verilen metro ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş ücretlidir.

Roman Forum’a Palatino Tepesi’nden Bakış

♥  ♦  ♣

♥  ♦  ♣

2- Amfi Tiyatro – Roma Kolezyum

Öncelikle sizi upuzun bir giriş kuyruğu bekliyor. Bu yüzden, seyehatinizin haftaiçi ve sabah saatlerini burası için ayırmanızı tavsiye ederim. Kolezyum’un gökyüzünü dolduran ihtişamını hayranlıkla izlerken, hikayesini hatırlamak biraz içimizi buruyor. İnsanlarla dövüştürülen hayvanlar, ya da sırf dövüşmek için yetiştirilen gladyatör köleler..

Bu dev arenaya girişte içerisi ile ilgili pekte hayal kurmayın, her şey olduğu gibi bırakılmış yani olması gerektiği gibi. Arenada dövüşlerin yapıldığı sahne yıkılmış. Yalnızca sahne altında bulunan odalar ve bölmeleri görebilirsiniz. Giriş ücretlidir.

♥  ♦  ♣

3- Trevi (Aşıklar) Çeşmesi – Fontana Di Trevi

Trevi çeşmesinin “Aşıklar Çeşmesi” olarak uydurma bir isimle anılmasında, içi sevgi dolu Türkler’in parmağı olduğunu tahmin etmeliydim 🙂 Tabii bu da bir söylenti ; çünkü Trevi Çeşmesi ile ilgili 3 Roma askeri ve 1 güzel kızın hikayesi olduğu da bir gerçek.  Trevi (üçyol) çeşmesi, 3 dar sokak ardında karşımıza çıkan görkemli bir yapıdır. İnsan kalabalığından çeşmeyi görebilenler şanslı 🙂 Alan oldukça küçük ve çeşme başında dinlenen turistlerden ziyade, transit geçen insan yığılması da var, çeşme gördük mü para atıp dilek tutmadan geçmeyenler de 🙂

Trevi Çeşmesi’ne, Kolezyum ve Foro Romano’yu gezdikten sonra yürüyerek ulaşabilirsiniz. Arnavut taşlı Roma sokaklarını kesinlikle yürüyerek geçmelisiniz. Toplu taşıma araçlarını sürekli kullanmak, Roma büyüsünü ve tarihini kaçırmanıza neden olacak. Roma kelimesi tersten okununca “Amor” yani Aşk anlamına gelir. Bu duyguyu hissederek gezebilmeniz için dar sokakları atlamayın derim.

Trevi Çeşmesi’ni de gördükten sonra dinlenme vakti geldi. Pizza ve makarnalara girmeyeceğim ama ufak bir atıştırmalık olarak İtalyan klasiği Bruschetta tatmadan olmaz. Kızarmış ekmeğin üzerine ince kıyılmış domates, fesleğen, sarımsak, mozzarella peyniri, zeytinyağı ve nane. Mamma mia 🙂

4- Aziz Petrus Meydanı – Piazza San Pietro

Vatikan Dünya’nın en küçük ülkesidir ve Aziz Petrus Meydanı’da bu mini minnacık ülkenin en ünlü meydanıdır. Foro Romano kadar eski bir tarihi olmasa da 17.yy’da yapılmış. Aşağıdaki fotoğrafları Aziz Petrus Bazilika‘sının 551 merdiven sonrasında ulaşılan kubbesinden çektim.

♥  ♦  ♣

Akşam yemeğiniz için ünlü meydanlarda bulunan restoranları tercih edebilirsiniz ya da ara sokaklarda bulunan butik cafeleri. Önemli olan kaliteli yemeğin yanında Roma mutfağını tatmak, ünlü restoranlara para dökmek değil. İlk gün tabii ki de makarna yedim ama Türkiye’de ki soslu makarnaların ne kadar da başarılı olduğu kanaatine vardım. Pizzalar mı!? Patatesli ve fesleğenli pizza tadını hala unutamıyorum. Piazza Navonada Tiramisu yiyebilir, Mimi e Coco’da İtalyan aperatif içkisi Spritz aperol yudumlayabilirsiniz.

Spritz

3 günlük İtalya gezimde sadece 4 büyük yeri fotoğraflayıp paylaşmak istedim, halbuki bunun dışında ayaklarımız şişene kadar gezmediğimiz meydan, girmediğimiz ara sokak kalmadı. Hepsini anlatmaya kalksam, Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyesi kadar uzun bir seyehatname yazmam gerekecekti. Ama özetle uğradığımız meydanlar ;

  • Piazza Navona,
  • Piazza Del Popolo,
  • Piazza Barberini,
  • Piazza Venezia – (En üstte yer alan Blog Resmi),
  • Piazza Di Spagna – Dondurmanızı ya da içeceğinizi alıp İspanyol Merdivenlerinde oturarak vakit geçirebilirsiniz.
  • Via Del Corso – Ünlü bir alışveriş caddesi, Roma’nın İstiklal Caddesi denilebilir,

Umarım sizler de bu büyülü şehri görebilme şansını elde ederek, tek bir sayfaya sığamayacak kadar güzel anılar biriktirirsiniz, hoşçakalın.. 🙂

 

 

 

 

 

🔥33
Daha Fazla..
GenelGezdim Gördüm

WINTER WONDERLAND GEZİSİ

WINTER WONDERLAND’DA NELER VAR ?


Winter Wonderland, Londra’da her yıl Kasım ayında Hyde Park’ta kurulan ve Ocak başına kadar devam eden devasa bir lunapark ve eğlence merkezidir. Londra’nın soğuğuna aldırmadan akşam vakti gidebileceğiniz tek eğlence yeridir diyebilirim. Geçen yıl ilk defa Winter Wonderland‘a gittiğimde adeta beni ışıl ışıl büyüsünün içerisine alan bu eğlence yerinin açılışını bu yıl da dört gözle bekledim ve ilk fırsatta kendimi eğlencenin ortasına attım 🙂

IMAG2355

Winter Wonderland’a giderken öncelikli olarak bilmeniz gereken bazı püf noktalar ve bu ufak ama önemli noktalar yüzünden gecenizin mahvolmasını istemem.

#1 – Sıkı sıkıya kalın giyinin. Londra’nın akşamları soğuk olur ve üşüdüğünüz için eğlencenizin yarı da kalması çok sinir bozucu olur.

#2 -Mutlaka hafta içi gitmeye çalışın. Hafta sonlarında Londra içinden ve Londra dışından binlerce insan akın edeceği için kalabalıktan dolayı bir çok şeyi kaçırabilirsiniz.

#3 – Paranıza sahip çıkın. Hırsızlık olur diye söylemiyorum. Para harcayabileceğiniz o kadar çok şey var ki, ipin ucunu kaçırabilirsiniz.

#4 -Aç gidin. Eğer farklı lezzetler tatmayı seviyorsanız ve etrafın ışıltısını izlerken elinizde bir şeyler kemirmekten zevk alıyorsanız, WinterWonderland’a aç gitmenizi tavsiye ediyorum.

#5 Hemen bir harita kapın. Winter Wonderland’dan içeriye girince ilk gördüğünüz görevliden bir harita isteyin ve olası kaybolma durumuna karşı bir buluşma noktası belirleyin.

Winter Wonderland’a gitme şansınızın olduğu bir gün mutlaka ama mutlaka yukarıda yazdıklarım kulağınıza küpe olsun. Şimdi sıra geldi Winter Wonderland‘ın içerisinde neler var adım adım gezmeye 🙂

1.Winter Wonderland’ta Publar, Cafeler

Londra’yı bilirsiniz pubların  yoğun olduğu ülkelerden bir tanesidir. Gel gelelim Winter Wonderland’da en çok Alman Pub’ları mevcut. Barların isimlerinden tutun, tabelalarındaki yazılarına, biralarına ve mekan dekorasyonlarına kadar hepsi Alman kültürünün izlerini taşıyor.

IMAG2483

IMAG2496

IMAG2393

IMAG2498

Barların hepsinde olmasa bile hemen hemen hepsinde canlı müzik yapan gençler mevcut. Aşağıdaki resimde barın üzerine kurulmuş olan sahneyi görebilirsiniz ve “işte bu” diyip elimdeki kahve bardağını (sahiden de kahve içiyordum)havaya kaldırarak bilmediğim bir şarkıya eşlik etmeye çalıştım. Sahne aynı zamanda kendi etrafında dönüyordu (Alkolden benim başım dönüyor da, öyle gördüm sanmayın. Cidden dönüyordu yani).

IMAG2474

2. Winter Wonderland Korku Tünelleri

Lunapark varsa korku tünelsiz olur mu ! Tünellerin içerisinde fotoğraf çekmek yasak olduğu için sizlere ancak tünellerin dışarısını çekebildim. Fotoğraflardan da anlayabileceğiniz üzere arkadaşlar yaratıcılıktan ve masraftan hiç kaçmamışlar. Her detaya dikkat edilmiş. Mesela korku tünellerinden bir tanesinin dışında ziyaretçiler fotoğraf çekilebilsin diye bir bank konulmuş. Rahatça banka oturdum fotoğrafımı çekilmek için, tam kameraya odaklanmışım bir den kulağıma bir hava geldi ! Nerden geldiğini anlayana kadar çığlığı basıp ayağa fırlamıştım zaten 🙂 İşte korkudan sıçramadan hemen önce ben ve oğluşum Leo..

IMAG2430

IMAG2386

Resimde gördüğünüz kocaman örümcek, duvar boyunca bir aşağı bir yukarı gidip geliyor. Örümceğin hemen yakındaki pencerede duran zombi adam içeri dışarı girip çıkıyor ve kötü bir kahkaha atıyor.Arka fondaki müzik de bu atmosfere dahil olunca Cadılar Bayramı vol.2 gibi bir his uyandı içimde 🙂

IMAG2387

IMAG2457

IMAG2463

3. Winter Wonderland Şekerlemeler ve Yiyecekler

Jelibonlu şekerler, çikolata çeşitleri, atıştırmalıklar, rengarenk patlamış mısırlar ve acıkanlar için aperatif yemekler envai çeşit.. Hiç birine elimi süremedim çünkü kocaman enfes bir hamburger yedim ve üzerine de bu tatlılardan götürseydim eğer, kalori patlaması yaşayabilirdim :/

IMAG2441

IMAG2343

IMAG2435

IMAG2447Winter Wonderland’da görmeye alışık olacağınız bu devasa ocakların üzerinde burgerler, sosisler, biftekler ve dahası pişiriliyor. Eğlence parkında en çokta karşılaşacağınız atıştırmalık şey ise SOSİS’li ekmek arası.

IMAG2480

Resimde gördüğünüz yüzünü ateşe vermiş mis gibi kızaran arkadaşlar, Somon Balığı. Bazılarınız belki de bu şekilde ateşte pişirilen somon balığını gördünüz ama cahilliğime vurun ben ilk defa görüyorum.

IMAG2509

Bu da benim zar zor bitirebildiğim hamburgerim 🙂

4. Winter Wonderland’da Alışveriş

En yukarıda sıraladığım maddelerin arasında hatırlarsanız “Paranıza Sahip Çıkın” uyarısı vardı. Bu uyarıyı yapmamın sebeplerinden bir tanesi de binbir çeşit süs eşyalarının gözünüzü döndürecek olması 🙂

IMAG2520
Şirinliğe bakar mısınız O.o

IMAG2517

IMAG2521

IMAG2432

IMAG2398-horz

5. Winter Wonderland Eğlence Oyunları

Son olarakta eğlence oyunlarını sizlere göstermek istiyorum. Lunapark denilince akla eminim herkesin dönme dolap geliyor (Sizin aklınıza ilk ne geliyor yorum kısmına yazar mısınız ?) Türkiye’deki gibi büyük, korkunç ve detaylı oyun mekanizmaları yok ama oyuncak ayı kazanmak için daha devasa platformlar var 🙂

IMAG2436

IMAG2439

IMAG2344

Uzun lafın kısası, ben Winter Wonderland’da çok eğlendim. Yolunuz eğer kışın Londra’ya düşer ise , muhakkak bir uğrayın derim 🙂

|SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

Facebook- CosmoLinda

İnstagram – _cosmolinda_

Twitter – CosmoCosmolinda

 

 

🔥36
Daha Fazla..
Gezdim Gördüm

İSKOÇYA TURU

İSKOÇYA SEYAHATİM


İngiltere’deyiz. Tutturmuşuz bi Londra diye. Değişik yerler görelim dedik ve kendimizi Edinburgh havaalanına iniş yaparken bulduk. Rezervasyon yaptığımız hostele gitmek için havalanında görevli birine hostelin adresini gösterdik. Sağolsun çok yardımcı olmaya çalıştı ama ben İskoç aksanlı İngilizce anlamıyorum. Nazikçe tesekkür ettik ve bir başkasına sora sora Castle Rock Hostel’ı bulduk. Hostel’e gidiş yolumuz aynı korku filmi gibiydi. Kocaman karanlık şatolar ve eski Orta Çağ mimarisi binaların arasından gezinen sisler ve bir iki karga da yolumuza çıkınca tam oldu!

20150424_090105
Castle Rock Hostel

Hostele ulaşınca saat çok geç oldu diye uyuyup sabah erkenden şehri keşfe çıkmaya karar verdik.

Sabah 6’ya saati kurup ayıl, kalk, hazırlan derken saati 8 yaptık ve kahvaltı yapmak için kendimizi dışarı attık. Restoran kıtlığı var Edinburgh’da. Londra’da öyle mi ayol her adım başı Türk, Hindistan, Pakistan, Tayland, bilmem nere restoranı. Kaldık mı aç!. Hostel’den yaklaşık yarım saat kadar uzağa yürüdükten sonra bir restoran bulduk ve attık kendimizi içeriye. Damak tadımıza uygun bir şeyler bulacağımızdan yana pek ümidim yoktu ki nitekimde öyle oldu. İçinde domuz eti olmayan tek bulduğum şey bu vejeteryan İskoç kahvaltısıydı.

20150424_101204
Iskoçya Kahvaltısı

Kahvalı tabağında nefis tereyağlı tam tahıllı iki dilim ekmek, üzerine kekik serpilmiş ufak yarım domates, küp küp doğranmış ve soğanla birlikte kızartılmış patatesler, fasulye (baked beans), iki tane yumurta ve bubble & squeak. Bubble & Squeak çeşitli sebzelerin birlikte kızartılarak patates püresi ile birleştirilip burger şekli verilen geleneksel bir İngiliz kahvalısı elemanıdır. İngilizcede Bubble köpük/baloncuk, Squeak ise ciyaklama anlamına gelir. Neden bir yemeğe köpük ve ciyaklama ismi verilsin ki dedim ama ufak bir araştırma yapınca öğrendim ; Bubble & Squeak’i kızartırken sebzeler köpüklenip ciyaklamaya benzer bir ses çıkartıyormuş. Bu nedenle de ismini Bubble & Squeak koymuşlar. Sütlü bir İngiliz çayı ile de gayet lezzetli kahvaltı oldu.

Karnımızı bir güzel doyurduktan sonra başladık Edinburgh’nın hala hiç bozulmamış taş yollarında gezinmeye. Şehir genel itibariyle çok sakin ve sessiz. Kendimi 17yy ‘da hissedip her an biyerlerden atlı süvariler karşıma çıkacak diye bekledim :p Çünkü şehrin mimari yapısi Georgia döneminden kalmış ve orjinalliği hiç bozulmaış, adete tarih kitaplarından yeni çıkmış gibi 😉

20150424_090948

20150424_090758

Şehrin içinde gri binalardan içimiz daraldı ve birazda yeşillik görelim diye Edinburgh’nın ufak bir köyü olan Dean Village’a gittik. Karşılaştığımız manzara harikaydı. Water of Leith adı verilen nehir boyunca uzanan yeşilliği ve evleri izlerken bile insanın içi huzurla dolup sakinleşiyor.

20150424_112239
Dean Village
20150424_112258
Water of Leight
20150424_113318
Dean Village

Ulusal Edinburgh Kalesi’nin (National Museum of Edinburgh) görkemi görüpte ziyaret etmeden olmaz. Kale şehrin biraz yamacında ve en üst kattaki kafeteryadan manzaraya doyum olmuyor.

20150425_132647
National Museum of Edinburgh

20150425_132854

20150425_140706

İskoç erkekleri düğünlerinde geleneksel kıyafetlerini giyiyorlar. Şansımıza Edinburgh Kalesi’n de düğünü henüz biten bir çiftle karşılaştık. Gelinin arkasında maskot gibi geleneksel Kilt adı verilen kıyafetleri ile gelen damadı görebilirsiniz 🙂

20150425_144859

İskoçya demek etekli erkekler demek benim için 🙂 Tabii Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling‘i ve Cesur Yürek William Wallace‘i unutmuyorum. Gaydası elinde turistlerin akınına uğramış bir İskoç ile karşılaşıyoruz. Yaptığı müzik kulağımın pasını kirini atıyor.  Bitirene kadar dinliyorum.

gaydaci

Şöyle bir İskoçya turumu özetlersem eğer, İskoçlar referanduma gidip Birleşmiş Krallık’tan ayrılmak istemişlerdi.Nedenini görebiliyorum şimdi. Şehrin atmosferi çok farklı; soğuk, kasvetli, turistlerden başka gülen insan yok. Her şeyden bir tane var. Bir tane Costa,bir tane McDonald’s, bir tane Tesco ve bir tane ülke olmak istediler anladığım kadarıyla. Binaları hayret uyandırıcı derecede eski ama dimdik ayakta. Taşlar yüzyılların etkisi ile simsiyah olmuş, şehri karartmış ama benliğinden vazgeçirmemişler.

İskoçya turumda anlatmak istedigim oldukca fazla ama sizleri de okurken sıkmak istemiyorum. İskoçya görülmeye değer. Umarım siz de bu şansı elde edersiniz.

SOSYAL MEDYA HESAPLARIM

Facebook – CosmoLinda

Twitter – CosmoCosmolinda

Instagram – _cosmolinda_

 

 

 

🔥15
Daha Fazla..
GenelGezdim Gördüm

Kışın Evde Yetişen Çiçekler

Kışın Evde Yetisen Çiçekler


Yavaş yavaş soğuklar kendini göstermeye başlayınca bahçemizdeki ve evimizdeki yaz bitkilerimiz de boyun eğmeye, solmaya ve yaprak dökmeye başladılar. Kış gelince bahçemiz kupkuru bakımsız ve evimizde rengarenk çiçeksiz kalacak diye surat asmaya gerek yok ; çünkü kış iklimine ayak uyduran rengarenk ev ve bahçe çiçekleri de var:)

IMAG0777

Alexandra Palace Garden Centre, Londra’nın kuzeyinde yer alan ufak ama içerisinde binlerce çeşit ağaç ve çiçek barındıran bir bahçe merkezi. Çiçeklerin olduğu bölüm rengarenk, cıvıl cıvıl ! Yeryüzünde bu kadar renge ve değişik yapıya sahip süs çiçeklerinin olduğunu bilmiyordum. Herbirini gördükçe şaşkınlığım kat ve kat arttı. Bu renkli dünyayı bloğumda paylaşmalıyım diye en çok ilgimi çeken kış çiçeklerini sizler için fotoğraflayıp araştırdım.

Süs Lahanası (Ornamental Kale)

IMAG0764
Süs Lahanası (Ornamental Kale)

Süs lahanası kış aylarının bence en renkli bitkisi. Beyazdan pembeye, mordan kırmızıya capcanlı renkleri var (Diğer renklerini en üstteki yazı resminde görebilirsiniz). Sıcak ile arası pek iyi değil ama kışın tam aksine 5 dereceye kadar canlılığını koruyabiliyor. İlginçtir ki hafif bir ayaz , süs lahanası rengini daha da parlaklaştırıp yoğunlaştırıyormuş.

Gümüş Çalı (Calocepholus Brownii)

IMAG0758
Gümüş Çalı (Calocepholus Brownii)

Çiçeklere ayıracak vakti olmayanlar,  gümüş çalı tam sizin için. -12 derece soğuğa kadar dayanabiliyor. Yaz – kış yeşil kalan ve hiç ilgi görmeden bile canlılığını koruyan bir çiçek. Gümüş çalı hakkında ufak bir araştırma yaptıktan sonra adı üzerinde gümüş ve yeşil renklerinin olduğunu öğrendim. Benim fotoğrafladığım gümüş çalı yeşil renkli olandı. Evlerimize renk getirsin diye gümüş çalıları rengarenk boyamışlar. Harika bir görsel ortaya çıkarmışlar. (Boyaların  gümüş çalı için zararsız olduğunu düşünüyorum)

Erica (Funda)

IMAG0760
Erica (Funda)

Ev hanımlarımız bu pembe tonlarını barındıran göz alıcı funda çiçeğini çok iyi bilirler 🙂 Her yıl yaprakları yeşilliğini koruyor. Araştırmamı yaparken bazı kelebek türlerinin larvalarının sadece funda ile beslendiklerini ve büyüdüklerini öğrendim. Ayrıca fundanın kurutulmuş yaprakları mutfakta da yemekleri lezzetlendirmek için de kullanılıyor.

Eçeverya (Aşkın Göz Yaşları)

IMAG0752
Eçeverya (Aşkın Göz Yaşları)

Eçeverya yazın kavurucu sıcaklarına, kışın da soğuk ayazına oldukça dayanıklı bir bitkiymiş. Kışın 20 günde bir sulamak yeterli oluyor. Yazın ise toprağı kurudukça sulanabilir. Kuraklık ve kumlu bölgeler tam da yetişme alanları. Yapraklarının muntazam düzenine hayran kaldım.

Venus Fly Trap ( Sinekkapan)

IMAG0773
Venus Fly Trap (Sinekkapan)

Erkek arkadaşımın ısrarı üzerine bu etçil bitkiyi almak zorunda kaldım. Alt üstü bitki sonuçta ama minik saksısını tutarken bile içim bi tuhaf oldu. Sinek, börtü, böcek, karınca gibi örümcekgillerle besleniyor. Yazın evde hiç istemediğim o karıncaları şimdi dört gözle arıyorum 🙂 Sinekkapanı yiyeceğini 5 ile 20 gün arasında özel salgıladığı öğütücü sıvı ile eritir. Bu bitki saksısının altından sulanır. Derin olmayan bir kaba su koyup saksıyı yarım saatliğine içine oturtun. Yarım saat boyunca bitki ihtiyacı olan suyu içine çekecektir. Daha sonra su dolu kaseyi altından alınız yoksa bitki çürümeye yüz tutuyor. Aman sakın parmağınızla bitkinin ağız kısmına dokunmayın ! Parmak ucu hislerini öldürüyor!

Kaktüs (Lithops)

IMAG0765
Kaktüs (Lithops)

Kaktüs her mervsim yeşilliğini koruyan, pek ilgi istemeyen bir bitki bilirsiniz. Alexandra Garden Centre’de hayatımda hiç görmediğim kaktüs çeşitleri gördüm. Yaptığım araştırmada öğrendim ki “Lithops” yunancada kaya görünümlü anlamına geliyormuş. Görüntüsü de gerçektende öyle. İki yuvarlak kısımdan oluşuyorlar ve ortadaki çizginin arasından çiçek ve yaprak büyüyor.

cats

Çok sıcak iklime ve kuraklığa dayanıklı oldukları için daha çok Afrika bölgesinde yetiştirilir. İlginçtir ki, bu kaktüs türleri taşa benzedikleri için kendilerini yetiştikleri topraktaki kayaların arasına saklarlar ve kuraklıkta nem alabilmek için bitkileri yiyen hayvanlardan gizlenirlermiş.

Bitkiler hakkında araştırma yaptıkça, doğada hayran kaldığım daha nice şeyler öğrendim. Hepsinin sizlerle paylaşmak isterdim ; ama sıkılacağınızdan korktum 🙂 Alexandra Garden Centre’de en çok dikkatimi çekenleri ve kışın evleriniz de ya da bahçenizde yetiştirebileceğiniz çiçekleri/bitkileri sizlerle paylaştım. Sizin en çok hangisi ilginizi çekti ?

 

|Sosyal Medya Hesaplarım

Facebook – CosmoLinda

Twitter – CosmoCosmolinda

Instagram – _cosmolinda_

🔥52
Daha Fazla..
GenelGezdim GördümModa

2015 SONBAHAR MODASI

Bu Sonbahar Londra’da Neler Moda?


Yoğun iş tempomdan ötürü bu sonbaharda modada neler ön plana çıkmış bi haberim doğrusu:) Alışveriş yapmayalı da bi hayli zaman olmuştu.  Bu nedenle bayram öncesi hem mağazaları gezip kendim için bir şeyler beğenmek adına hem de 2015 sonbaharda Londra’da neler moda olmuş onları görmek için modanın kalbi Oxford Street‘e gittim. Oxford Street her zamanki güzelliğinde. İnsanın cebinde milyarları olsa hepsini harca diye gözünün içine bakıyor 🙂

2015 Sonbahar modasında gözüme çarpan ilk şey yarı boğazlı, bedeni tam saran bodyler oldu. İnce makine örgüsünden yapılmış ve tiril tiriller. Bel uzunluğu kısa tutulmuş. Neredeyse her rengi var. Asker yeşili ve hardal sarısı renklerine bayıldım. Yüksek belli stretch bir pantolon ile mükemmel bir uyumu olacağını düşünüyorum.

H&M  -£14,99

IMAG0665-horz

H&M bu sonbahar asker yeşili rengini neredeyse her ürün çeşidinde kullanmış. Bütün pantolon modellerinde asker yeşilini görmek mümkün. Pantolon paçalarındaki kısa fermuarlar da 2015 sonbaharında modayı yaratmış. Ayrıca pantolon dizlerindeki ek dikiş yerleri de çok trend duruyor. Görüntüsünün düz desenli pantolonlardan daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

H&M – £29

IMAG0658-horz

IMAG0662

Topshop 2015 sonbaharında camel rengini ön plana çıkarmış.Rengarenk cıvıl cıvıl olan mağazayı camel rengi ürünler kaplamış. Süet gömlekler ve ince ceketlere camel rengi çok yakışmış.

Topshop – £49 / £79 / £65

IMAG0677-horz

Yazdan kalma cıvıl cıvıl çiçek desenleri hala 2015 sonbaharında askılarda yerini korumuş. Yukarıda bahsettiğim ceketlerden bir tanesinin içerisine bu rengarenk üst modellerden biri kombine yapılabilir. Ya da üstünüzü sade tutup, alt resimde en sağda gördüğünüz ne ince ne kalın tam sonbaharlık pantolonu giyebilirsiniz.

IMAG0680-horz

Mağazalarda sonbahardan ziyade kış için de hazırlıklar başlamış. Binbir çeşit atkı ve şapka modelleri bu kış bizleri bekliyor.”Yeni”olarak bir  çok mağazada omuzdan atmalı, kısa ve kürkümsü atkılar gözüme çarptı. Bu atkılar biraz hayvan derisinden yapılma gibi bir görünüm veriyor ama değil ! İngiltere’de tilki çok meşhurdur bilirsiniz. Bir tilkiye zarar vermenin cezası büyüktür. Bu atkıların uç kısımları tilki kuyruğuna benzetilmiş. İngilizler’i nereden fethedeceklerini biliyor bu markalar 🙂

IMAG0676

Bayram öncesi ufak çaplı mağaza turumdan  sonbahar için öne çıkarıldığını düşündüğüm ürünler bunlardı. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum 🙂

|Sosyal Medya Hesaplarım

Facebook – CosmoLinda

İnstagram – _cosmolinda_

Twitter_ CosmoCosmolinda

🔥8
Daha Fazla..
Gezdim Gördüm

Londra’da Karnaval

LONDRA’DA KARNAVAL

Notting Hill Karnavalı


Londra’da öyle bir karnaval var ki, rengarenk, capcanlı, hareketli, yüksek sesli, bol eğlenceli..

İlk defa 2010 yılında Londra’ya dil okuluna geldiğim yaz Notting Hill Karnaval’ına şans eseri denk gelmiştim. Bu yaz karnavalı kaçırmak gibi bir ihtimal söz konusu olamazdı. O nedenle işi gücü bırakıp Notthing Hill’e koşturduk.

Karnavalda Neler Var?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Nottingh Hill karnavalı sadece futbol sahası büyüklüğünde bir alanda değil. Kocaman Nottingh Hill semtinin tamamının içinde. Semtin bütün etrafı demir bariyerler ile araçlara kapatılıyor. Sokaklar tıklım tıklım. Her tarafta yiyecek ve alkol satan standlar bulunuyor. Hemen hemen her sokakta bir DJ ya da müzik grubu var. Herkes kendi müziğini çalıp sokaktan geçenler ile dans ediyor. Genelde sokaktan geçenler müziğin ritmine takılı kaldıkları için sokaklar tıkanıyor orası ayrı 🙂 Böyle bir kalabalık, böyle bir eğlence yok. Herkesin elinde alkolu dans ediyor. Kimsenin kimseye bir şey dediği de yok. Herkes rahat..

Dans ve Bando Grupları

Karnavalın işte en sevdiğim yanı dans ve bando gruplarının yürüyüşlerini izlemek. Her grup kendine göre kostümünü ve müziğini seçip konsept yaratıyor ve kızlı erkekli gruplar halinde bütün gruplar arka arkaya dizilip karınca hızında belirlenen sokaklarda “Parade” diye adlandırılan bir geçit töreni yapıyorlar.  Dans gruplarının kostümleri bi harika! Rengarenk, cıvıl cıvıl!

notting hıll karnavalı

Bando grupları koca koca tırların, kamyonların ve otobüslerin üzerinde kendi müziklerini çalıyorlar. Dans grupları ise; hemen bu araçların arkasında ya da önünde dans ediyorlar. Aslında gruplar bu geçit töreni sırasında aynı zamanda da bir yarışmanın içerisindeler. Karnavaldan bir hafta sonra belirlenen kategorilere göre geçit töreninin birincileri seçiliyor.

IMAG0112-horz

Notting Hill Karnaval’ında benim en sevdiğim grup işte bunlar!

IMAG0163-horzBu arkadaşlar karnaval boyunca gezip herkesin üzerine renkli toz boyalar atıyorlar ve karnaval daha da renkli ve eğlenceli bir hale geliyor 🙂

Notting Hill Karnaval’ında Öne Çıkanlar

Notting Hill Karnaval günü neredeyse her şey yasal! Karnavalda eğlenenlerin sayısı kadar neredeyse İngiliz polisi de mevcut. Sebebi ise karnavala gelenleri sadece güvende tutmak ve herkesin eğlendiğinden emin olmak. O gün uyuşturucu satıcılarının peşinden koşmak yok. Vay komşunun balkonuna neden izinsiz girdin, vay dükkanımın önüne neden kustun gibi saçma sebeplerden ötürü polis çağıran İngilizlerin dırdırını dinlemek de yok.

Karnaval boyunca polislerle dans eden vatandaşları kesinlikle görebilirsiniz! Ben şahsen gördüm de. Bu resmi çekerken ki tek düşündüğüm şey “Eğer bu davranış bir Türk Polis memurumuza yapılmış olsaydı, dans eden arkadaş kesinlikle kafasına bir cop ya da biber gazı yemişti.”oldu. Neyse..

IMAG0118-horz

İngiliz polisi için sorun yok, o da eğleniyor..

Hanım hanımcık, çıtıpıtı Bergüzar Korel ve çok efendi Halit Ergenç’de Karnavalı kaçırmadı bu yıl. Her yaz Londra’ da görmeye alışık olduğumuz çift ayağının tozu ile Nottingh Hill Karnaval’ına geldiğini instagram hesabında paylaşmış, ama maaaalesef ki o kalabalıkta kendilerini göremedim. Eve gelip Instagramda karnavalda çekilen fotoğraflarını görünce hayal kırıklığına uğradım .bergüzar

Karnaval kapısının önünden geçenler işi hemen ticarete dökmüş. Karnavalda en çok ne satılıyor? Alkol. Çok alkol içen en çok neye ihtiyac duyuyor? Tuvalet ihtiyacını giderecek bir yere! İşte sizlere £2’a tuvaletinin kapısını halka açan bir İngiliz. Saygılar.. 🙂

IMAG0103

Bu karnaval harika, bu karnaval bi başka. En mutlu, en unutulmayacak güzel anlarınızı yaşatan renkli kocaman bir 3 gün!

Bu yılı atlattık, artık bir daha seneye inşallah 🙂

|Sosyal Medya Hesaplarım

FacebookCosmoLinda

Instagram_cosmolinda_

TwitterCosmoCosmolinda

 

🔥15
Daha Fazla..
Gezdim Gördüm

MANCHESTER’DA GEZİLECEK YERLER

MANCHESTER’DA GEZILECEK YERLER


Mükemmel diyebileceğim iki günlük bir Manchester ve Liverpool kaçamağımda neler gördüm neler duydum aslında anlatmakla bitirilemez ama bir sayfaya şimdilik Manchester gezimi sığdırmaya çalışacağım. Umarım benim beğendiğim ve anlatmaya değer bulduğum yerleri sizler de beğenirsiniz 🙂

Londra’da Euston tren istasyonundan sabah sabah trene atlayıp 2 saatlik hızlı tren yolculuğundan sonra Manchester şehrine ulaştık. Tren istasyonundan çıkar çıkmaz ücretsiz merkez içi otobüsleri olduğunu ögrenince önce bir kanım ısındı Manchester’a. Londra’da tam aksine! Ulaşım inanılmaz pahalı. Bulmuşuz bedava.. atladık otobüslerden birine. Nerde kalabalık gördüysek orada iniverdik.

20150807_114217

İlk indiğimiz yer China Town oldu. Londra’daki China Town’a pekte benzemeyen, sadece Çin restoranlarının bulunduğu ufak bir iki sokak arası. Nasıl olsa Londra’da bu manzaraya oldukça alışkınız diye hemen ayrıldık China Town’dan.

NATIONAL FOOTBALL MUSEUM

20150807_124801Erkek arkadaşım futbol müzesi olduğunu duyunca başladık sora sora Bağdat bulunur hesabı Futbol Müzesini aramaya.  Şehrin içinde her yerde yol çalışması vardı. Gürültüsü ayrı bir dert oldu. Şansımıza da hava çok sıcaktı ama her zaman söylerim bu ülkeye sıcak hava hiç yakışmıyor.  Manchester insanı biraz garip. Kime sorsak adresi bilmiyor ya da anlatmaya pek hevesli değil. Neyse ki sıcağın alnında sonunda bulduk futbol müzesini. Müzeyi pekte beğenmedim açıkçası. Üstün körü hazırlanmış her şey. Futbola dair ne varsa koyalım hesabı yapmışlar. Erkek arkadaşımı ise zor çıkardım müzeden orası ayrı..Müzede ilgimi çeken tek şey “ilk hakem düdüğü” oldu 🙂 Hangi yılda kim tarafından kullanıldığına dair hiçbir bilgi yoktu .. 20150807_130152

OLD TRAFFORD!

20150807_153836Üçüncü durağımız Manchester United futbol kulübünün Old Trafford Stadyumu!  Stadın içini gezme şansımız olmadı çünkü tur saatlerini kaçırmışız. Yine de stadı dışarıdan görmeye kesinlikle değdi! Stadın üzerindeki resim zaten insanı önce bi coşku içine alıyor. Stadın üzerinde bir televizyon kanalına ait helikopter sürekli gezip çekim yapıyor. Stadın etrafı inanılmaz kalabalık. Resmen turist akımına uğramış. Tabii fırsattan yararlanan fake Manchester United ürünleri satıcıları da cabası !

MEDIACITY

Old Trafford’dan sonra Yüksek Lisans’tan arkadaşım Hema ile buluşmak için taksiye atlayıp Medya City’ye gittik. Media City aslında alışveriş merkezi mantığında bir alan. BBC Stüdyoları, Itv kanal binası ve Salford Üniversitesi Media City’nın içinde bulunuyor. Itv binasının içine giremedik. Açıkçası BBC orada dururken Itv’ye yanaşmadık bile 🙂 Salford Üniversitesi de yoğunluklu olarak medya dersleri veren bir üniversite.

mediacity

Gelelim BBC’ye .. 😉

bbc studyolari

Üniversitede iletişim derslerinde BBC lafı geçerdi hep ve Ingiltere’ye gelip BBC binasını ziyaret etmek benim için neredeyse bir ütopyaydı. Hema’nin eşi BBC binasında IT departmanında çalıştığı icin özel izin ile binayı gezme şansımız oldu. İlk olarak BBC’nin teknik işlemleri yürüttüğü IT binasına girdik. Heryer kablo, tablet ve laptop 🙂 Binada çalışanların konforu için her turlü ayrıntı düşünülmüş. Tertemiz mutfaklar, tost ve kahve makinaları, kişiye özel eşya saklama dolapları, dinlenme koltukları, kütüphane ve göremediğim belki de dahası.

IT binasından çıkıp çekimlerin ve montajlamaların olduğu stüdyo binasına giriş yaptık. Kapıda BBC Breakfast programının minicik stüdyosu var. Stüdyo herkese açık. Dışarıdan gelen herkes çekimleri izleyebilme şansına sahip. Biz de hemen bir iki fotoğraf çektik.

20150807_193524

Güvenlik kapısından içeri girince de BBC Sport kanalının stüdyosu ve montaj ekibi vardı.  Bir üst katta da BBC Radyo program kayıtlarının yapıldığı stüdyoyu sadece uzaktan görebildim. Diğer stüdyolar ise çalışma saatinin dışında olduğu için göremedik.

BBC SPORT

Binadaki balkon köşelerinde kulaklık şeklinde, rengarenk ve çok yaratıcı masalar ve koltukları bulunuyor. En üst balkona çıkıp bütün binayı tepeden izleyince ilginç bir manzara ortaya çıkıyor.

BBC binasi

bbc bi

Manchester’da gezilecek yerler malesef ki bu kadarmış. Londra gibi bir yer beklemiyordum tabii ki de ama bu kadar sade bir şehir de hayal etmemiştim. İngilizce dil okuluna ve üniversite okumaya İngiltere’ye gelmeyi planlayanlara kendi fikrimce Manchester’ı tavsiye etmiyorum. Yurtdışında okuyacaksanız eğer gezilecek görülecek yerlerinin de olması gerekiyor o şehrin. Kuru kuru okumaya gelmekle olmuyor. He eğer benim için sorun yok ben her hafta sonu İngiltere’nin farklı şehirlerini gezerim diyorsanız, ee hadi buyrun o zaman 🙂

 

Sosyal Medya Hesaplarım

Facebook – Cosmo Linda

Twitter – CosmoCosmolinda

Instagram – _cosmolinda_

🔥6
Daha Fazla..
Gezdim Gördüm

Londra’da Gezilecek Yerler

LONDRA’NIN GÖRKEMİ – TOWER BRIDGE-

Londra her zaman benim güzümde bir “luna park” havasındadır.  İçine bir kere girdiniz mi ne eğlencesinden vazgeçebilirsiniz ne de ışıltısından gözlerinizi alabilirsiniz. Her yeri rengarenk. Bir ömür yetmez tüm Londra’yı sokak sokak gezip, bütün gizemlerini keşfetmeye..Ama bir yerden başlamak gerek diye düşünerekten ilk keşif noktamı Tower Bridge olarak belirledim.

DSCN4647

Tower Bridge, Londra’nin mimarlık ikonları listesinde üst sırada yer alan ve birçokların yanlışlıkla “Londra Köprüsü” diye adlandırdığı meşhur Kule Köprüsü’dür.

Görkeminden çok etkilendiğim ve  Londra’nın sembollerinden biri olan Tower Bridge, Londra’da ilk ziyaret ettiğim yerlerden biriydi ve ilk gördüğüm andan itibaren gözlerimi ayıramadığım, arkama dönüp dönüp tekrar baktığım muazzam bir yapı. Bir de köprüde ki “şekerli fıstık” (candıed peanut) satıcılarının etrafa yaydığı misss gibi dayanılmaz koku da üstüne eklenince, kendinizi fıstık yiye yiye bu görkemi seyrederken buluyorsunuz.

tower 1
Tower Bridge 1898

Bu görkemli köprünün tarihini merakımdan biraz araştırdım ve 19. Yüzyılda İngiltere’de yükselişe geçen ticareti Thames nehrinin (Londra’yi ikiye ayıran nehir) karşısına ulaştırabilmek için 1886 yılında inşaa edilmeye başlanıldığını ve tam 8 yılda tamamlandığını öğrendim.

270947-53f0ae68da5a0
Tower Bridge 2015

Tower Bridge hakkında en ilginç bulduğum şeylerden biri de kulenin, Kraliyet ailesi kutlamalarında bir nevi sembol olarak kullanılmasıdır.  Kraliçe II.Elizabeth’in “Silver Jubilee” diye adlanırılan tahtaki 25. yılını kutlamak adına kule kırmızı, mavi ve beyaza boyanmış.  En son olarakta, 3 Mayıs 2015 tarihinde Cambridge Dük’ü William ve Düşes’i Kate’in dünyaya gelen ikinci bebekleri Charlotte Elizabeth Diana’nın doğum kutlaması  için Tower Bridge pembe ışıklarla aydınlatıldı.

Tower BridgeKöprünün bir diğer özelliği, yük gemileri nehri aşabilsin diye açılıp kapanan basküllerinin olması. Londra’ya geldiğimden beri baskülleri açılırken fotoğraflamak nasip olmadı. Bir keresinde sadece köprünün üstündeyken basküller kaldırılacak diye polis tarafından durdurulduk ve köprü açılmaya başladı.Basküllerden önüm tamamen kapandığı için fotoğrafta çekememiştim :/

towerBazen düşünürdüm, ya köprünün üzerinde araba varken basküller açılırsa? 1952 yılında benim korktuğum Albert Gunton adında bir otobüs şoförünün başına gelmiş. 78 numaralı kırmızı otobüsü köprüden geçiriyorken, köprüdeki görevli basküllerin açılacağını haber veren çanı çalmaya başlamış. Ancak otobüs güney baskülünün tam ucunda olduğu için geri gitmesi imkansızmış. Bu nedenle Albert Gunton otobüsü tam gaz hızlandırarak açılmaya başlayan kuzey baskülünün üzerine sıçratmış.  Otobüs şoförünün ayağı kırılmış ve yolcular da hafif sıyrıklarla atlatmışlar. Kulağa yine de çok korkunç geliyor. .

Köprüdeki kulelerde aynı zamanda “Tower Bridge Sergisi ve Müzesi” de mevcut. Kuleye ait çok eski fotoğrafların yayınlandığı bu sergide aynı zamanda Londra’yı kulenin en tepesinden seyredebilirsiniz.

Tower Bridge yılda yüzbinlerce turistin akınına uğruyor. Daha önce bu güzelliği görenler nedenini bilirler. Göremeyenler için ise; en kısa zamanda bu fırsatı yakalamalarını umuyorum.

 İnanın buna değer!

Londra’da daha fazla yerler keşfetmek için beni sosyal medyadan da takip edebilirsiniz :

İnstagram – _cosmolinda_

Facebook – CosmoLinda

Twitter – CosmoCosmolinda

🔥2
Daha Fazla..